0 312 222 12 90 (Pbx) 0 312 222 12 99 0 312 222 11 42 ankara@turcev.org.tr

TÜRÇEV Başkan'ın Mesajı

BAŞKAN’IN MESAJI

Vakfımızın Değerli Üyeleri, Kıymetli Çevre Gönüllüleri ve Değerli Ziyaretçilerimiz,

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), 1993 yılında, o dönem Bakanı bulunduğum Turizm Bakanlığının önderliğinde, Mavi Bayrak Programı’nın ülkemizde uygulanmaya başlanması amacıyla kurulmuştur. Aradan geçen 33 yılda TÜRÇEV, yalnızca Mavi Bayrak Programı’nı yürüten bir kuruluş olmanın çok ötesine geçmiş; çevre eğitimi ve sürdürülebilir kalkınma alanında ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren köklü bir sivil toplum kuruluşuna dönüşmüştür.

Kuruluşumuzdan itibaren üyesi ve Türkiye’deki tek yetkili kuruluşu olduğumuz Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (Foundation for Environmental Education – FEE) çatısı altında; Mavi Bayrak Programı’nın ardından 1995 yılında Eko-Okullar ve Çevrenin Genç Sözcüleri, 2004 yılında Okullarda Orman, 2011 yılında ise Yeşil Anahtar programlarını ülkemizde uygulamaya başladık. Bugün bu çalışmalara, yükseköğretim kurumlarında sürdürülebilirliği eğitimden yönetime ve kampüs yaşamına kadar bütüncül biçimde ele alan Eko-Kampüs Programı da eklenmiş bulunmaktadır.

Bugün FEE; 85 ülkede 110’dan fazla üye kuruluşu kapsayan ağıyla dünyanın en büyük çevre eğitimi yapılanmalarından biridir. Çocuklardan gençlere, öğretmenlerden yerel yönetimlere, turizm sektöründen yükseköğretim kurumlarına kadar çok geniş bir paydaş kitlesine ulaşan programları aracılığıyla çevre eğitiminin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı olmadığını; davranış değişikliği, katılım, sorumluluk ve somut eylemle anlam kazandığını ortaya koymaktadır. FEE, çevre eğitimi ve sürdürülebilir kalkınma eğitimi alanlarında uluslararası düzeyde öncü kuruluşlardan biri olarak tanınmaktadır.

TÜRÇEV olarak bizler de bu küresel deneyimi Türkiye’nin ihtiyaçları, doğal ve kültürel değerleri ve eğitim sistemiyle buluşturarak çalışmalarımızı her yıl daha geniş bir etki alanına taşımaya devam ediyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada bu çalışmaların sonuçlarını somut biçimde görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.

2026 yılında Türkiye; 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat ile Mavi Bayrak sıralamasında dünya üçüncülüğünü korumuştur. Bu başarı yalnızca ödül sayıları açısından değil; yüzme suyu kalitesinin korunması, çevre yönetimi, güvenlik, erişilebilirlik ve çevre eğitimi alanlarında uluslararası standartların ülkemizin kıyılarında uygulanması bakımından da son derece değerlidir.

Eko-Okullar Programımız ise bugün 56 ilde 1.254 okula ulaşmış; Türkiye genelindeki Yeşil Bayraklı okul sayısı 937’ye yükselmiştir. 2025–2026 eğitim-öğretim yılı değerlendirmelerinde 445 okulumuz daha Uluslararası Yeşil Bayrak almaya hak kazanmıştır. Bu tablo, çevre eğitiminin küçük yaşlardan başlayarak okul kültürünün ve günlük yaşamın doğal bir parçası hâline gelmesi yönündeki çabalarımızın en değerli göstergelerinden biridir.

Çevrenin Genç Sözcüleri Programımız kapsamında gençlerimizin çevre gazeteciliği, araştırma, iletişim ve çözüm üretme becerileriyle ortaya koydukları çalışmalar da uluslararası alanda ülkemize önemli başarılar kazandırmaktadır. 2025–2026 döneminde Türkiye’den katılan öğrenciler farklı kategorilerde 3 dünya birinciliği, 1  ikincilik, 2 üçüncülük ve 1 özel takdir olmak üzere toplam 7 uluslararası başarıya imza atmıştır. Bu sonuçlar bizlere, gençlere söz hakkı ve doğru araçlar verildiğinde yalnızca çevre sorunlarını anlamakla kalmayıp çözümün de aktif bir parçası olabileceklerini bir kez daha göstermiştir.

Okullarda Orman Programımız aracılığıyla çocuklarımızın ve gençlerimizin orman ekosistemleriyle doğrudan bağ kurmalarını, doğayı yalnızca öğrenilen bir konu olarak değil, korunması gereken ortak yaşam alanımız olarak görmelerini destekliyoruz. İklim değişikliği, orman yangınları, biyolojik çeşitlilik kaybı ve doğal kaynaklar üzerindeki artan baskı düşünüldüğünde doğa temelli eğitimin önemi bugün her zamankinden daha büyüktür.

Sürdürülebilir turizm alanındaki önemli çalışmalarımızdan biri olan Yeşil Anahtar Programı da büyümeyi sürdürmektedir. 2026 yılı itibarıyla Türkiye’de 170 tesis Yeşil Anahtar sertifikasına sahiptir. Program; enerji ve su yönetiminden atıkların azaltılmasına, çevre eğitiminden sürdürülebilir işletme uygulamalarına kadar kapsamlı kriterleriyle turizm sektörünün çevresel dönüşümüne katkı sağlamaktadır.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımının eğitim hayatının tüm aşamalarında yer alması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’de uygulamaya başladığımız Eko-Kampüs Programı ile üniversitelerimizi ve yükseköğretim kurumlarımızı sürdürülebilir kalkınmanın eğitim, araştırma, yönetişim ve uygulama boyutlarının bir araya geldiği merkezler hâline getirmeyi amaçlıyoruz.

TÜRÇEV’in çalışmalarının uluslararası alanda gördüğü yakın ilgi ve karşılık, bizler için önemli bir sorumluluk ve motivasyon kaynağı olmaktadır.

2026 yılında Vakfımızın Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından akredite edilen kuruluşlar arasına katılması, çevre eğitimi ve sürdürülebilir kalkınma alanında 30 yılı aşkın süredir yürüttüğümüz çalışmalar açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu akreditasyonla TÜRÇEV, Birleşmiş Milletler Çevre Programı ve ilgili uluslararası süreçlerde gözlemci olarak yer alma, ülkemizin çevre eğitimi deneyimini küresel platformlara taşıma ve yeni iş birlikleri geliştirme imkânına kavuşmuştur.

Aynı yıl TÜRÇEV’in, sekretaryası UNESCO Sürdürülebilir Kalkınma için Eğitim Bölümü tarafından yürütülen Greening Education Partnership (GEP) – Eğitimi Yeşillendirme Ortaklığı’na üye olması da uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik eğitimi ağlarındaki konumumuzu güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur. Bu üyelikle Vakfımız, iklim eğitimi alanındaki küresel bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sunarken Türkiye’de yürüttüğü çevre eğitimi çalışmalarını da uluslararası platformlara taşıma imkânını genişletmiştir. 

Aynı dönemde TÜRÇEV’in sürdürülebilirlik çalışmalarının Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonunun (UNECE) sürdürülebilir kalkınma eğitimi alanındaki çalışmalarına örnek olarak taşınması, uluslararası görünürlüğümüzün giderek güçlendiğini göstermektedir.

Öğretmenlerimizin başarıları da bu tablonun çok değerli bir parçasıdır. FEE Eğitim Ödülleri 2025–2026 döneminde Türkiye’den 17 öğretmen uluslararası ödül veya özel takdire layık görülmüş; Uluslararası Ders Planı Yarışması’nın dünya birinciliği de Türkiye’ye gelmiştir. Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin ortaya koyduğu bu çalışmalar, Türkiye’de geliştirilen iyi çevre eğitimi uygulamalarının uluslararası düzeyde örnek gösterilebilecek niteliğe ulaştığının en güzel göstergelerindendir.

Bütün bu başarılar sevindirici olmakla birlikte, içinde bulunduğumuz dönemin bize yüklediği sorumluluğun da farkındayız.

Dünya bugün iklim değişikliğinin giderek ağırlaşan etkileri, biyolojik çeşitlilik kaybı, su stresi, kuraklık, orman yangınları, aşırı hava olayları, deniz ve kıyı kirliliği, plastik atıklar, doğal kaynakların aşırı tüketimi ve ekosistemlerin bozulması gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda çevresel sorunla karşı karşıyadır. Bu sorunların artık yalnızca “çevre sorunu” olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ekonomiden sağlığa, gıda güvenliğinden turizme, eğitimden toplumsal refaha kadar yaşamımızın her alanı bu süreçlerden doğrudan etkilenmektedir.

Bu nedenle çevre eğitiminin de yalnızca sorunları anlatan bir eğitim anlayışından çıkarak insanlara harekete geçme, çözüm üretme ve dönüşüm yaratma becerisi kazandırması gerektiğine inanıyoruz.

Üyesi olduğumuz FEE’nin 2030 yılına yönelik GAIA 20:30 stratejisi de çalışmalarımız için önemli bir yol haritası oluşturmaktadır. Strateji, çağımızın üç temel çevresel sorununa odaklanmaktadır: iklim değişikliğiyle mücadele etmek, küresel biyoçeşitliliği korumak ve çevre kirliliğini azaltmak.

Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde;

  • iklim okuryazarlığının geliştirilmesi ve iklim eyleminin güçlendirilmesi,
  • biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve onarılması,
  • kıyı, deniz, orman ve diğer doğal alanların sürdürülebilir yönetiminin desteklenmesi,
  • döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve atıkların azaltılması,
  • çevre kirliliği ve plastik kirliliğiyle mücadele,
  • çocukların ve gençlerin karar alma ve çözüm geliştirme süreçlerine daha güçlü katılımı,
  • yeşil becerilerin geliştirilmesi,
  • bilimsel bilgi ile çevre eğitimi uygulamalarının daha güçlü biçimde buluşturulması,

çalışmalarımızın temel öncelikleri arasında olmaya devam edecektir.

Aynı zamanda kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, okullar, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerimizle geliştirdiğimiz iş birliklerini artıracak; ulusal çalışmalarımızı uluslararası projeler ve ortaklıklarla desteklemeyi sürdüreceğiz. Çünkü çevresel sorunların hiçbirinin tek bir kurumun, sektörün ya da ülkenin çabasıyla çözülemeyeceğini biliyoruz.

TÜRÇEV olarak 33 yıldır savunduğumuz temel düşünce bugün de değişmemiştir: Sürdürülebilir bir gelecek ancak eğitimle, bilinçle, ortak sorumlulukla ve harekete geçmekle mümkündür.

Bugüne kadar yüz binlerce öğrenciye, öğretmene, eğitim kurumuna, yerel yönetime, turizm tesisine, çevre gönüllüsüne ve vatandaşımıza ulaşmamızı sağlayan en büyük gücümüz, bizimle aynı sorumluluk duygusunu paylaşan geniş paydaş ağımızdır.

Bu vesileyle web sitemizi ziyaret ederken sizleri; TÜRÇEV’i, çalışmalarımızı ve yürüttüğümüz uluslararası çevre eğitim programlarını daha yakından tanımaya; çevrenin korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğümüz çalışmalara katılmaya çevre dostu uygulamaları hayatınıza geçirmeye davet ediyorum.

Kuruluşumuzdan bugüne Vakfımızın çalışmalarına destek veren başta ilgili Bakanlıklarımız olmak üzere Valiliklerimize, Belediyelerimize, İl Müdürlüklerimize, eğitim kurumlarımıza, üniversitelerimize, programlarımızda yer alan kurum ve kuruluşlara, öğretmenlerimize, öğrencilerimize, değerli Vakıf Üyelerimize ve kıymetli çevre gönüllülerimize Yönetim Kurulumuz adına içten teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Doç. Dr. Abdulkadir ATEŞ 

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı 

Turizm Eski Bakanı